5 Haziran 2009 Cuma
Vazgeçilmezim
İnsanın içine işleyen bir ayaza ev sahipliği yapan kış sabahında, seni düşündüğümde içime yayılan sıcaklığın, dışarıdaki iki metre karı bile eritebileceğini düşünüyorsam...
Uykudan yüzümde mutlu bir gülümseme ile kalkıp benimle birlikte uyanan güne senin adını veriyorsam...
Evimin bütün duvarlarında senin yüzünü görüp, bana baktığını hissediyorsam...
Ve bu beni her gün hep aynı şekilde heyecanlandırıyorsa...
İçtiğim çayın şekeri, kahvaltımın her lokması sen oluyorsan...
Sokakta bana bakan her insan, yüzümdeki tarifsiz sevinci görüp hayrete düşüyorsa...
Sevdiğin şarkıyı defalarca başa alıp bıkmadan defalarca dinleyebiliyorsam...
O şarkının her sözüne seninle ilgili ayrı bir anlam yüklüyorsam...
Yüzlerce kişinin arasında bile kadehimi sadece senin şerefine kaldırıyorsam...
Başımı döndüren şeyin aslında içki değil, sana olan aşkım olduğunu biliyorsam...
Yorucu bir günün sonunda ufacık bir sözünle, bir gülüşünle uzun bir tatilden dönmüş gibi enerji doluyorsam...
Ve o enerjiyle hiç uyumadan günlerce çalışabileceğimi duyumsuyorsam...
Kitap okurken seni düşünmekten kendimi alamayıp aynı satırı defalarca tekrar ediyorsam...
Sonra sana bunu anlattığımda birlikte ne kadar güleceğimizi düşünüp keyifleniyorsam...
Seninle ilgili planlar yapıyorsam...
Sadece varsayımlara dayalı olsa bile o planları mükemmelleştirmek için her ayrıntının üzerinde dakikalarca düşünüyorsam...
İzlediğim filmdeki başrol oyuncularının yerine kendimizi koyup 'Biz olsaydık böyle yapardık' diyorsam...
Yüzyıllardır sevgililerin kullandıkları klasik sözcüklerin benim duygularımı anlatmaya yetmediğini fark ediyorsam...
Yine de bunları söylemekten hiç ama hiç bıkmıyorsam...
Aşkımın coşkusunu sana yansıttığımda senin de bana aynı coşkuyla karşılık vereceğini biliyorsam...
Kahkahanın en güzelini seninle atacağımı, yemeğin en güzelini seninle yiyeceğimi, içkinin en keyiflisini seninle içeceğimi düşünüyorsam...
'Hayatının en anlamlı şeyi ne' diye sorduklarında tereddüt bile etmeden senin adını verebiliyorsam...
Sen benim için vazgeçilmez olmuşsun demektir...
Mehmet Coşkundeniz
Öyle Çok Seviyorum ki
Karşımdasın. Elimi uzatıp dokunabiliyorum sana. Ne büyük mutluluk bu... Gördüğüm en güzel şeysin. Senden öte tanımladığım başka hiçbir şey yok. Her şey senin adınla anılıyor benim dünyamda. Bütün çiçekler sen, bütün yıldızlar sen... Bir sanat eserisin, bakmaya doyamadığım. Tanrının bana armağanısın, ve artıyor her geçen gün sana hayranlığım. Yüzünde kuşlar, gözlerinde hayatın ta kendisi var. Öyle gerçeksin ki...
Gözümü açıyorum sen, kapıyorum sen... Hiç bitmeyen serüven... Günümün en keyifli anı, uykumun en tatlı rüyası... Seni soluyorum, havadasın. Seni kokluyorum, doğadasın. Hele şimdi sonbaharsın. Ya da sonsuz bahar. Seni yaşıyorum, canımdasın. Canımsın... Sarılsam sana, bin yıl geçse, bir an bile ayrılmasak... Ten tene, yürek yüreğe sonsuz baharın en aşk dolu iki yaprağı olsak... Ağaç ağaç gezip, yeşersek, açsak. Yere düşsek, kalksak... Seni bilsem, bir tek seni. Seni görsem, bir tek seni... Sesin sarhoş etse beni... Öyle içimdesin ki...
Bir saniye iste benden sensiz geçirdiğim, veremem. Sensiz geçecekse geçmesin zaman, istemem. Seninle yeniden doğdum, yeniden doğuşun kanıtıyım ben. Senden önce geçen zamanı, sana ulaşmak için yürüyerek geçirmişim, kimmişim bilememişim. Şimdi başımı çevirip geriye bakmıyorum bile. O yol yüründü ve bitti, artık seninle yürünecek bambaşka bir yol var önümde. Yorgunluk nedir bilmeyeceğim, hiç şikayet etmeyeceğim ve bir tek adımda bile tökezlemeyeceğim uzun, aşk dolu bir yol... Öyle aklımdasın ki...
Ah, sensiz kalmıyor muyum bazen yıkasım geliyor gördüğüm bütün duvarları. Ardında seni bulurum sanıyorum. Ne ayrı koyduysa bizi, zaman ya da yollar, bir kalemde silesim geliyor. Sana dokunmamı engelleyen ne varsa, bir kadehi yere çarpıp tuzla buz eder gibi parçalamak istiyorum. İsyanım taşıyor, kendi öfkemden korkuyorum. Ve kavuşmak... Bunu düşünmek içimde kırılmış bütün aynaları tamir ediyor. Mavi bir yağmur başlıyor, ıslanıyorum. Maviye boyanıyorum. Öyle özlüyorum ki...
Sen ol, hep ol, benimle ol, bende ol... Sendeyim ben, yüreğimi koydum yüreğinin üzerine. Aşk bu, başka isim arama. Hem de en koyu, en deli, en tutkulu... Öğreneceğim çok şey var sana dair. Bilmediğim çok şey var. Ama bir şeyi öyle iyi biliyorum ki... Seni öyle çok seviyorum ki...
Mehmet Coşkundeniz
6 Ocak 2009 Salı

Bugün oldugu gibi yarin da,
yarindan sonra da, Ondan sonraki günlerde de gözlerimdeki yerinin degismeyecegine...
Seni bir ömür sevecegime...
Kelebeklerin renklerinin insani büyülemesi gibi, yarinimda da hep sevginle yasayacagima...
Her bakisinda okudugun o gözleri her zaman yanimda görecegime, en yakin dostun, en yakin sirdasin, en yakin arkadasin olacagima...
Sıkıntının Sıkıntım; üzüntünün üzüntüm olacagina...
Her kizgin anini cicege dönüstürecegime...
Her üzgün aninda tebessümün geri gelmesi icin elimden geleni yapacagima...
Asla ve asla soguktan ve yanlizliktan üsümeyecegime...
Yaninda olmadigim ve varligima ihtiyacin oldugu her anda bir rüzgar olup seni saracagima...
Gözümün gözüne degdigi her an; sana yeniden asik olup seni bir cicege dönüstürecegime...
Yasam boyu her sabah sana asik olarak uyanacagima...
Sen uyurken sana bakip, Sen ve Ben icin dualar edecegime...
Seni asla üzmeyecegime... Seni kizdirirsam. bunu bilmeden yaptigimdan hemen özür dileyecegime...
Beni tanidigin gün, benden gördügün neyse, ömrünce beni ayni sekilde görecegine...
Sevgimin asla degismeyecegine...
Sevgimin asla azalmayacagina...
Bilakis her gün büyüyen bir sevgiyi dönüp mutluluk ormanlarina seni tasiyacagima...
Senin herseyin önünde oldugun gerceginin asla degismeyecegine...
Seni asla ihmal etmeyecegime...
Senin sadece 14 Subat`ta degil, 365 tane Sevgililer Günü`nde 365 tane ismin olacagina...
Sana yalan söylemeyecegime...
Baskalarinin yanindayken seni asla unutmayacagima...
Elini usul usul, korka korka tuttugum o ilk gündeki ayni heyecani hep yasayacagima...
Bir ömür senin elini birakmayacagima...
Bir ömür Can`im olarak kalacagina...
Tüm balonlari senin icin gökyüzüne salacagima...
Tüm ciceklerde seni görecegime...
Okyanuslarda seni dalga yapacagima...
Yildizlara kement atacagima...
Gökkusagina salincak kurup 7 renge senin rengini karistiracagima...
Her satirda seni yazacagima...
Seni cizecegime ve sana seslenecegime...
Hic bir seyin, hicbirzaman senin önüne gecemeyecegine...
Her günün bir öncekinden daha güzel olacagina...
Her anin unutulmazlik zincirine bir yenisini ekleyecegine...
Bir ömür boyu senin canin,askin,sevgilin ve herseyin olarak kalmak icin elimden gelen herseyi yapacagima...
Sana her zaman A$kim diyecegime...
Seni sonzukluk kadar cok sevecegime...
Seni, ""SEN"" oldugun icin seni sevecegime...
Seni ""Bir ömürden de öte"" sevecegime...
Yemin Ederim..
(alıntı)
24 Kasım 2008 Pazartesi

SENİNLE YAŞLANMAK İSTİYORUM
Seneler geçsin, sen beni bil, ben seni bileyim Benim olduğun kadar dostlarının,dostlarının olduğu kadar benim ol istiyorum. Nice sıkıntı ve zorluk yaşayıp, atlatalım. Yaşayalım ki,öğrenelim hayatı ve destek çıkmayı
Birbirimizin omuzlarında ağlamalıyız. Paylaşmalı ve beraber sıkılmalıyız. Öyle ki,yalnız sıkılmak,sıkmalı bizi.
Güzel günlerimizi,evimizde, bir şişe şarap ve pijamalarımızla kutlamalıyız. Ya da bazen dostlarla,ucuz biralar içerek. Böylece yaşamalıyız işte…
Sonra çocuğumuz olmalı. Düşünsene,senin ve benim olan canlı. Geceleri ağladıkça sırayla susturmalıyız. Sen arada mızıkçılık yapmalısın ve ben söylenerek almalıyım sıranı…
Yorgun olduğun için yemek yapmamalıyım, söylenerek yumurta kırmalısın.
Hava soğukken birbirimize sıkıca sarılıp,yatmalıyız. Zaman su gibi akıp giderken,herşeyiyle yaşanmış bir hayatımız olmalı. Her şeye rağmen hiç bıkmamalıyız birbirimizden. Mutlu da olsa, kötü de olsa, yaşadığımız günler bizim günlerimiz olmalı. Saçlara düşünce aklar, ya da gidince aklar, çocukları güvence altına alıp gitmeli bu şehirden. Kavgasız, her sabah cinayetle uyanılmayan, sessiz bir yere gitmeliyiz. Geceleri balkonda denizi seyredalıp, sandalyelerimizde sallanmalıyız. Eve gelip, benden kahve istemelisin.
Çocuklar gelmeli ziyaretimize, Geçmişteki hareketli günlerimizi anımsamalıyız. Ben “Bey” demeliyim sana,sen de “Hanım”… Öyle sevmelisin ki beni, bu yazdıklarım korkutmamalı seni. Tebessümler açtırmalı yüzünde. Bir gün bu hayatı bırakıp giderken,sadece mutluluk olmalı yüzümüzde…. Birbirimizi sevmenin gururu olmalı “herşeyde”!….
CAN YÜCEL
5 Temmuz 2008 Cumartesi
Bİ'TANEM

benim kırçiçeğimsin
benim gökyüzümsün
benim gülkokuşlumsun
benim kalbimsin
benim en sevdiğim tepesin
benim yagmurumsun
benim sıcak yatağımsın
benim fırtınada sığındığım limanımsın
benim en değerli armağanımsın
benim en değerli anımsın
benim sonsuza dek en yakın arkadaşımsın
benim ilham kaynağımsın
benim kaderimsin
benim parlayan ışığımsın
benim gecem,gündüzümsün
benim kalbimsin,ruhumsun
benim dualarımın yanıtısın
benim yüreğimin ilacısın
benim öfkemin gidericisisin
benim ağrı kesicimsin
benim bahar ateşimsin
benim nadir bulunan mücevherimsin
benim kalp atışımsın
benim nefes alışımsın
benim hayatımı hayat yapansın
benim kutsalımsın
benim moralimi düzeltensin
benim en büyük şansımsın
benim son dansımsın
benim hayat enerjimsin
benim sabah güneşisin
benim kalbimin bekçisisin
benim bebeğimsin
benim süt kokulumsun
benim kakahalarımın kaynağısın
benim şarkılarımsın
benim iştah açıcımsın
benim sonsuzluğumsun
benim yanan ateşimsin
benim en büyük arzumsun
benim ruhumun eşisin
benim yarınlarımsın
benim rüyalarımsın
benim herkesten,herşeyden önde gelenimsin
benim sağduyumsun
ölene kadar sebebimsin
bunu böyle bilesin...



